Go Back   İntifa > Keyifhane Bölümü > Kültür Edebiyat Sanat > .·[ Makale ve Güzel Yazılar ]·.

Şimdi Kayıt Ol !
Ücretsiz üyelik kaydı için aşağıdaki formu doğru doldurmanız yeterli olacaktır.

Kullanıcı Adı: Şifre: Şifreyi Doğrula: E-Mail: E-Mail Doğrula
Kabul edin Forum Kuralları 


.:İntifa.net Galeri:.

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Arama Stil
Alt 07-28-2010, 07:20 PM   #1
Kullanıcı Profili
İntifa
Administrator
 
İntifa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
intifaDini paylaşım platformunuz intifa.net
Kullanıcı Bilgileri
Üyelik tarihi: Sep 2009
Üye No: 2
Mesajlar: 2.237
Konular: 1032
Teşekkür Grafikleri
Tesekkür: 115
171 Mesajina 222 Tesekkür Aldi
Puan Grafiği
Rep Puanı: 126933
Rep Derecesi :
İntifa has a reputation beyond reputeİntifa has a reputation beyond reputeİntifa has a reputation beyond reputeİntifa has a reputation beyond reputeİntifa has a reputation beyond reputeİntifa has a reputation beyond reputeİntifa has a reputation beyond reputeİntifa has a reputation beyond reputeİntifa has a reputation beyond reputeİntifa has a reputation beyond reputeİntifa has a reputation beyond repute
IM
Exclamation Evler döşemekti bendeki tasa...



Evler döşemekti bendeki tasa...


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin TIKLAYINIZ...]


Kerpiçten yapılmış, üzeri hurma dallarıyla örtülmüş basit, sade bir ev Ev içinde bir avuç arpa, odanın bir tarafında o miktarda (deri tabaklamada kullanılan) karaz yaprağı, bir tarafında da henüz tabaklanması tamamlanmamış bir pösteki
Bir hasır ve üzerinde uyurken O mübarek vücuduna iz yapacak derecede sert bir hasır"
Gördüğünde Hz Ömeri ağlatan bu manzara, âlemlere rahmet, her şey yüzü suyu hürmetine yaratılan en Sevgilinin hane-i saadetinden başkası değil

Yaşadığımız ortamlarla hâne-i nebeviyi karşılaştıramayacak kadar konfor ve eşya kalabalığı arasında kaybolmuş durumdayız Biraz düşününce Efendimiz´in (sav) evinin, yaşadığımız dönemde en düşük gelirli fukara evlerinden bile kıyas kabul etmeyecek kadar sade olduğunu görüyoruz
Sadelik ve tevazu anlayışımız o kadar değişti ki sade bir ev denilince, en az iki oda bir salon, sade çizgiler taşıyan ve sayıca az mobilyalarla ve eşyalarla ama ille mobilyayla ve eşyayla döşenmiş, belki içinde dev ekran plazma tv, bahçesinde havuz olmayan bir ev geliyor aklımıza Efendimizin (sav) hânesindeki sade görünüm, uzlete çekilmiş mutevazı hayatı seçen dervişte bile yok artık Bir lokma bir hırka felsefesi dillerde kafiyeli bir söz sadece

Eşyaya olan bağlılığımız her geçen gün artmakta, cep telefonsuz neredeyse evimizin karşısındaki bakkala gidemez olduk Bilgisayarımızda olan herhangi bir aksama tüm hayatımızı felç edebiliyor Hanımlar için dolap ve vitrinlerdeki kullanılmayan eşyaların sayısının artması, beylerin arabalarına aile fertlerinden biri kadar özen göstermesi normal ve kabul edilebilir sandığımız anormal hassasiyetlerimizden bir kaçı
Evlerde uzun zamandır dokunulmayan, sadece temizlenmek için el sürülen eşyalardan oluşan kabarık bir liste gün gittikçe uzamaya başlıyor
Bir yanda evlendiklerinden beri yemek, yatak odası takımı, beyaz eşya, oturma grubu taksitleri ödeyen çiftler, diğer yanda çeyizi bir sedir, yüzü keçi derisinden bir yün yatak, içi hurma lifi dolu bir yastık, bir battaniye, bir kilim, su içmek için bir maşrapa, bir gömlek olan ve bu eşyaları ömrü boyunca kullanan, kapısındaki perdeyi görünce Efendimizin (sav) ziyaret etmeden geri döndüğü " Ben Fatımanın kapısında öyle bir perde gördüm ki, üzerinde bir takım resim ve nakışlar vardı ondan hoşlanmadığım için geri döndüm
Zira benimle dünya arasında hiç bir ilgi yoktur Benim bu kadar aşırı süs ve faydasız şeylerle, israflarla hiç alakam yoktur" demesi üzerine tereddütsüz Efendimiz´in emirleri gereğince perdeyi çok ihtiyaç ve sıkıntı içinde çırpınan bir kimsenin evine hediye edip gönderen HzFatıma ve HzAli
Eğer eskiyecek, aşınacak, kirlenecek korkusuyla bir eşyayı kullanmaktan ziyade onun sadece bakımı ile ilgileniyorsanız Kredi kartı borcunuz, aylık eşyaya ayırdığınız taksitleriniz, ödemeleriniz yaşamınızı yönlendirmeye başladıysa
Bir eşyanın aksaklığı, arızalanması ya da zarar görmesi hayatınızda ciddi problemlere sebeb oluyorsa, teşhis belli Siz değil, eşya sizi kullanıyor demektir Yani eşya sizin değil, siz eşyanın hizmetine girmiş durumdasınız artık
Eşyaya hak etmediği bu değeri vermekle ona insana hükmetme yetkisi verdiğimizin ve belki de onu putlaştırdığımızın farkında değiliz Tüm bunlar esasında şimdiki evlerde eşyalar oturuyor, insanlar ayakta dikiliyor diyen görüşü destekler nitelikte İpek başörtüsünün ütüsünün bozulmaması, markalı şık takım elbiselerinin dirsek ve dizleri yıpranmasın fikriyle ibadetlerini erteleyen modern müslüman ise eşyanın kulluğuna girmiş çoktan
Resimler var Asr-ı Saadetten ve günümüzden
Yan yana getiremediğimiz, mukayese edemediğimiz, aradaki uçurumu, dağlar kadar farkı yok etmeye çalışmayı akıl bile edemediğimiz resimler Oysa bu resimler bize hayat yolunda önümüzde rehberlik edecek yegane hakikatler

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin TIKLAYINIZ...]


İşte uzun uzun baktıktan sonra altına notlar düşülecek, ibret alınacak bir fotoğraf daha saadet çağından: Efendimiz(sav) zamanında müslümanların Hayberin zengin tarımsal topraklarını fethetmeleri neticesinde İslam toplumu daha rahat bir safhaya ulaşır Fakat toplumun büyük bölümünün hayatına yansıyan rahatlık ve kolaylık, Peygamberimizin (sav) evini etkilemez Hz Peygamber (sav), her zaman olduğu gibi, kendisi ve ailesinin en sade hayatı sürdürmeleri için gerekli olan asgarî ihtiyaçlardan fazlasına izin vermeyince, değişen şartlar karşısında eşlerinin, öteki Müslüman hanımların yaşadığı rahatlıktan pay almak istemeleri kaçınılmaz olur Bu düşüncelerle onlardan kimisi Peygamber Efendimizden (sav) elbise, kimisi ziynet eşyası, kimisi de daha başka şeyler isterler
Bu istekler, ömrü boyunca sade bir hayat yaşamış, fânî dünyanın ziynetine, geçici güzelliklerine değer vermeyen Peygamberimiz´i (sav) rahatsız eder elbette Efendimiz (sav) yaşayışının ve hayat standartının toplumun hayat standartının üstünde olmasını istemiyor, onlardan biri gibi yaşamak, hatta onlardan daha fazla sıkıntıya katlanmak istiyordu
İşte hanımlarının bu gibi talepleri üzerine Ahzab sûresinin 28 ve 29 âyetleri inmiştir: "Ey Peygamber! Hanımlarına şöyle de: Eğer dünya hayatını ve süsünü istiyorsanız gelin, boşanma bedellerinizi verip hepinizi güzellikle salıvereyim
Eğer Allahı, Peygamberini ve ahiret yurdunu istiyorsanız, iyi bilin ki Allah, içinizden iyilikte bulunanlar için, büyük bir mükafat hazırlamıştır"
Hz Peygamber (sav), yukarıdaki iki ayeti, nazil olduktan hemen sonra eşlerine tebliğ ettiği zaman hepsi ayrılmayı kesinlikle reddettiler ve "Allahı, Peygamber ini ve ahiret hayatını" seçtiklerini bildirdiler
Efendimiz (sav) "Kölenin yediği gibi yerim, kölenin oturduğu gibi otururum Çünkü ben bir kuldan başka bir şey değilim" derken bunun sadece kendisi için mi geçerli olduğunu anlatmak istemişti? Peygamberimizin (sav) böyle sade bir hayatı seçmesindeki hikmet, ümmetine mübah olan bazı şeylerden bile ehl-i beytini men etmesinin ardındaki sebep neydi?
Efendimiz istese Allah (cc) Habibim diye hitap ettiği Peygamberine enva-i çeşit nimetler lütfetmez miydi? Ashabı Onun için herşeyi feda etmeye hazır değil miydi? Efendimiz´in bize vermek istediği mesaj üzerinde ısrarla, dikkatle, önemle durup düşünmeliyiz
Çünkü O (sav) evvela kendisinin yaşamadığı hiçbir şeyi ümmetinden istemedi, kendisinin yapmadığı hiçbir şeyi ümmetine tebliğ etmedi
Lüks, konforlu, rahat hayatlar yaşama pahasına feda ettiklerimiz, müze salonuna çevirdiğimiz evlerimiz sandığımız gibi hayatımızı daha mı anlamlı, yaşanılır, huzurlu kılıyor acaba? O halde hiç bir asırda görülmeyen akıl ve beden hastalıklarındaki bu hızlı artışın, mutmain olamayan kalplerin çoğalma nedeni nedir?
Eşyalar içinde boğulan, dört duvar arasında kendine çizdiği sınırlarla sıkışıp kalan insanın ihtiyaç duyduğu, yokluğunu hissettiği eksiklik nedir? Rabbimiz, insanı yeryüzünde halife olarak yaratmışken, bu rütbe, insanın değerini ve diğer varlıklar arasındaki seçkin yerini gösterirken, onun değerini meleklerin secdesiyle tescil ettirmişken, evrendeki her şey insanın emrine verilmişken, eşyanın hakimi değil de, esiri olmak

Zeynep Darçın

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin TIKLAYINIZ...]

İntifa


Kalp kırılmaz Nefs kırılır,Kalp Allah'ın Nazargâhıdır.




Ne Mühendis,ne Müderris,nede Hekim isterler "Yevme Layenfeu"da Kalb-i Selim" İsterler.



[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin TIKLAYINIZ...]
İntifa isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç Cevapla

Etiketler
bendeki, döşemekti, evler, tasa

Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hizli Erisim


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 10:04 AM.

Powered by vBulletin® Version 3.8.3 .
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forum SEO by Zoints
Protected by CBACK.de CrackerTracker

Sitemap Deasing By levent_semih Sitemap